Aile Şirketinde Çalışmak Nasıldır?

Aile şirketinde çalışmak çekirdek çitlemek gibidir. Çekirdek çitlemenin verdiği haz sonrası, temizlemek zorunda olduğunuz bir alanla karşı karşıya kalırsınız. Fazla tüketirseniz vücudunuzda sivilcelerin çıkması muhtemeldir. Ağzınızda kırıntılar kalır. Ne kadar keyif verse de hoş bir şey değildir. En kötü tarafı ise zamanı öldürür. İşte aile şirketinde çalışmak da böyledir. Nereden bakarsanız bakın keyif vermez ve zaman öldürür 🙂 Şimdi aile şirketlerine derinlemesine bir göz atalım. Aile şirketinde çalışmak nasıldır? Özellikle de aile şirketinde bir mühendis olarak karşılaşılması muhtemel durumlar nelerdir?

Aile şirketinde çalışmak

 1-   Aile şirketi, gücünü aile bireylerinden aldıklarını düşündükleri için bütün departmanlarda aile bireyleri yer alır. Bu genellikle işten anlayıp anlamadığına bakılmaksızın kontrol, caydırıcı güç niteliği olarak önem taşır. Finans departman müdürü K. Deliceoğlu aslında muhasebeci çocuğun başındadır. Arge Müdürü N. Deliceoğlu ise çizim yapan çocukların başındadır. Çizimi yaptın mı? Niye bitmedi? Parmağını niye okutmadın? ( ki bu soru arge ile ilgisizdir 😀 )

 2-   Biz bir aileyiz teması işlenir. Sizden bir farkımız yok imajı ile birlikte kesin çizgilerle alanınız belirlenmiştir. Çalışan ise patronla abi-kardeş gibi olmaktan mutluluk duyar. Patron duygusallıktan olabildiğince uzak, personelini en ucuz şekilde elinde tutmanın yoluna bakar. ‘Biz bir aileyiz’ mesajı bunun için biçilmiş kaftandır.

Ağabeyiniz size kızabilir, yeri geldiğinde küfredebilir, sabahlara kadar dediğini yaptırabilir. Ağabeyinizden para isterken çekinirsiniz. Size emek verdiğini düşündüğünüzden sabırla ne derse onu yaparsınız. Peki ağabeyiniz ile ters düşerseniz ne olur? Normalde ağabeyde kahır çekmelidir değil mi? Maalesef ki aile şirketlerinde ki ağabey-kardeş ilişkisi tek taraflıdır. 

 3-   Aile şirketinde yükselip gelebileceğiniz mevki, muhtemelen şuan da bulunduğunuz mevkidir. Çok iyi noktalara gelebileceğiniz imajı daima verilirken, bunun adını koyamazlar. Kritik noktalar aile fertleri tarafından tutulmuştur. ‘Benim 1 numaralı adamımsın’ mevkisi genellikle sinir-stres mertebesidir 🙂 Eğer çok şanslıysanız firmaya hissedar yapabilirler. Ancak bu ender görülen durumlardandır.

 4-   Aile bireyleri sizden çok daha kritik hatalar yapsalar da görevlerinde kalıp para kazanmaya devam ederler. Ancak sizin kritik hata yapma şansınız sınırlıdır. Bir kaç kritik hatada işinizden olma ihtimaliniz kuvvetle muhtemeldir.

Maddi ve Manevi fedakarlık beklentileri…
 5-   Maddi fedakarlık beklentileri üst noktadadır. 100 liralık zammı size çok görüp kendileri lüks araç,konut alımlarına devam eder. Geleceklerini en sağlam şekilde kazanırlarken, sizin geleceğiniz umurlarında değildir. Patron asıllı ağabeyiniz aylık ücretiniz haricinde bir şeyi düşünmez. Çalışan, maddi imkanlarının zamanla artacağını, fabrikada bir konuma erişeceğini düşünerek maddi fedakarlıklardan yıllarca kaçınmaz. Şirket kardeşleri ise kazançlarından 1 kuruş fedakarlık etmezler.

 6-    Manevi fedakarlık beklentilerinin sınırı ise yoktur. Özel hayatınız olamaz. Biz bir aileyiz, sende bu ailenin bir parçasısın. Öyleyse bütün gücünle çalışmalısın. Eşini,çocuğunu ihmal etmek pahasına işine odaklanmalısın.

 7-   Kime hesap vereceğinizi bilemezsiniz. Eğer şirket 5 kardeşten oluşuyorsa 5 patronunuz var demektir. Genellikle 1 tanesi baskın çıkmakla birlikte diğerleri işe yaradığını göstermek için anlamsız baskılar uygulayabilir. Bazen patronların anlaşamadıkları istekleri yerine getirmek durumunda kalabilirsiniz. Durduk yere azar işitme ihtimaliniz çok yüksektir. Küçük patron mehmet’e email gönder derken, ortanca patron Mustafa’ya gönder diyebilir. Anlaşmazlıkların sıkıntısını genelde çalışan çeker.

 8-   Çok patronlu yapıdan daha da beteri vardır ki onların bir alt kuşağı ile muhatap olmak zorundalığı 🙂 Babasının, amcasının gölgesinde kalan bu tiplerin ne yapılacağını kestiremezsiniz. Eğer alttan gelen kuşak eğitimli ve bilgili ise işleri iyileştirebilir. Bunun örnekleri vardır. Ancak azımsanmayacak oranda sıkıntı çıkardığı aşikar.

Hiç mi güzel tarafı yok?

Mutlaka güzel tarafları da var. Bu yazı tamamen karamsar bir tablo çizmek adına oluşturulmamıştır. Eğer gerçekten iyi niyetli ve sahiplenici bir firmaya denk gelinirse mutlu bir iş hayatı sizi bekler. Umarım bu yazıyı sonuna dek okuyup “hadi sende be, ben aile şirketindeyim ve aşırı mutluyum.” diyen çok insan çıkar. Genel olarak bahsetmiş olduğum sorunlar özel sektör sorunları olarak da görülebilir. Sizin izlenimlerinizi de görmek mutluluk verecektir. Saygılarımla.

2 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*